Endüstri 4.0 ve Marka
- 18 Mar
- 2 dakikada okunur
Dördüncü sanayi devrimi üretim sistemlerinin birbirleriyle iletişim kurduğu ve kişiye özel üretim modeller
inin uygulamaya konduğu siber fiziksel sistemlerden oluşan bir yapıdır. Bunun dışında birçok faklı bilim dalında paralel yaşanan gelişmeler ve bunların birbirini tamamlaması sayesinde bir çok yeni alan açılmaktadır. Bu alanlar Endüstri 4.0’ın alt bileşenlerini oluşturmakta ve geleceğin nasıl şekilleneceği ile ilgili ip uçları vermektedir. Yaşanan teknolojik gelişmeler diğer sanayi devrimleriyle karşılaştırıldığında üstel bir hızla ilerlemektedir. İleri robotik, özerk taşıtlar, 3D baskı, yeni malzemeler, nesnelerin interneti, bulut bilişim, nöro ve biyoteknolojiler, yapay zeka, sanal ve artırılmış gerçeklik, akıllı fabrikalar gibi ileri teknolojiyle iş birliği içinde olan alt bileşenler büyük bir dönüşüm gerçekleştirmeye başlamıştır.

Bu dönemde teknoloji markalarının değerleri oldukça artmıştır. “Visual Capitalist” verilerine göre dünyada en değerli ilk 10 markanın 9’u teknoloji tabanlı firmaların markalarıdır. İlk dört firma sıraysıyla Amazon, Apple, Google ve Microsoft’dur. Amazon 1994’de, Apple 1977’de, Google 1998’de ve Microsoft 1977’de kurulmuştur. Söz konusu markaların hepsi Endüstri 3.0 döneminde kurulmuş olsalar da fikirlerini; iş tasarımı ve ürün tasarımı sayesinde nihai tüketiciye ulaştırabilmiş ve bu şekilde nazaran genç firmalar olmalarına rağmen sektörün belirleyicileri olmuşlardır. Bu konuda özellikle Apple geliştirdiği yazılım ve ekran teknolojileriyle sürecin takip ve taklit edilen markası olmuştur. Dönemin belirleyici kelimesi inovasyondur. İnovasyon yapabilen ya da hayata geçen inovasyonları kendi işine entegre edebilen markalar ayakta kalmışlardır ve önümüzdeki zaman diliminde de bu tutumu sürdürmeleri halinde sürece adapte olmaları kolay olacaktır.
Endüstri 4.0 dönemi çok uluslu firmaların tasarladıkları hizmet ve ürünlerin dönemidir. Hatta ilk 5’in içindeki markaların marka değerleri çoğu küçük ülkenin gayri safi hasılasını geçmiştir. Öte yandan gelişen sensör teknolojileri, yapay zeka ve hazırlıkları yapılan 5G, markaların ürün tasarımı ve pazarlama tasarımı süreçlerini derinlemesine etkileyecektir. Intel’in verilerine göre 2020 yılında yaklaşık 65 milyon sanal gerçeklik gözlüğü satılmıştır. Entdüstri 4.0 süreci gerçeklik deneyimimizi etkileyen ve hatta yeniden yaratan simülasyon, eğlence – oyun, alışveriş gibi kavramları tasarlayabilen markaları öne çıkaracaktır. Facebook’un Meta’ya dönüşümü de bu durumun habercisi niteliğindedir. Son dönemde Metaverse akımıyla ortaya çıkan ve sadece o evrende bir takım hizmetler veren markalar oluşmaya başlamıştır. Uzun süredir fiziksel dünyada farklı sektörlerde hizmet veren köklü markalar dahi Metaverse evreninde bulunan alışveriş merkezinde mağazalar satın almaktadır. Bu tür entegrasyonlar “Bütünleşik Pazarlama İletişimi (IMC)” ve 360 Derece Pazarlama ilkeleri dahilinde müşteri tarafından her alanda ulaşılabilir olmak adına yapılmaktadır. Bunun sebebi güçlü markaların yapılan araştırma verilerini baz alarak tutarlı gelecek projeksiyonları yapabilmeleridir. Fütürist bakış açısı artık eğlence için yapılan bir aktivite ekseninden çıkıp markalar için bir zorunluluk haline dönüşmektedir.
Çünkü yeni çağın dinamiklerini es geçen markalar yeni çağın insanları tarafından ıskartaya çıkarılacaktır.
Özgün Çağlar Berkit






Yorumlar